Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Hacer'ül esved'e dokunmak için kadın ve erkeklerin birbirlerine temas etmesi izdiham haram değil mi? İstilâm nedir?

Soru: Hacer'ül esved'e dokunmak için kadın ve erkeklerin birbirlerine temas etmesi ve izdiham haram değil mi? Cevap:İzdiham olduğunda, kadın erkek birbirine yapışma durumu gerçekleştiğinde Hacer-i Esved’i öpme pahasına bu duruma düşmek caiz olmaz, günah olur. Sırf erkekler veya sırf kadınlar da olsa, birbirini itip kakmaları, incitmeleri, haklarını çiğnemeleri caiz değildir. Öpmeden selamlama uygulanabilir. Bir sünneti yerine getirmek için günaha girilecekse o sünnet yapılmaz, böylece harama girilmediği için farz sevabı işlenmiş olur. Çünkü bir haramı terk etmek farzdır, o haramı terk eden kişi de farz sevabı alır. Kâbe'yi tavaf edecek kimse, gerek tavafa başlarken ve gerekse Hacer-i Esved'in önüne geldikçe, mümkün ise kimseye eziyet vermeden onu öper ve eliyle mesheder. Kalabalık ve izdihamdan dolayı öpmesi ve elini sürmesi mümkün olmazsa uzaktan Hacer-i Esve'de doğru ellerini kaldır. Onu öper gibi işaret yapar. Tekbir ve tehlil getirir. İşte bu şekilde uzaktan yap...

Arap Yarımadası yeşillenmedikçe, kıyamet kopmaz diye bir hadis var mıdır?

Hz. Ebu Hureyre anlatıyor: Peygamberimiz (a.s.m) şöyle buyurdu: “Mal çoğalıp, kapıdan taşmadıkça kıyamet kopmayacaktır. O derecede ki: Bir adam malının zekâtını çıkaracak, fakat onu kabul edecek hiçbir kimse bulamayacak. Hatta Arap toprağı / Arap yarımadası (ziraat, mera, bağ-bahçe ile) ırmakların aktığı yemyeşil bir hale dönmedikçe kıyamet kopmaz.” (bk. Müslim, Zekât, 60; Ahmed b. Hanbel, 2/370, 417; Mecmau’z-Zevaid, 7/331) Bu hadis kıyamete doğru çöl hayatı yaşayan arapların zenginliğine ve çölü imar edeceklerine işaret etmektedir. Günümüzde bunu yakinen yaşamamız peygamberimizin gayba dair bir mucizesi olarak değerlendirmek mümkündür.

61.meclis, Allah yolcuları karanlığa ışıkla girerler, Onların ışığı, Hakk'a kulluktur,

  Ey evlat! Allah yolcuları karanlığa ışıkla girerler. Onların ışığı, Hakk'a kulluktur. Onlar korku ve çekinme içinde olurlar. Sonlarının kötü gelmesi ihtimali onları korkutur. Hakk’ın ilmi acaba neyi gerektiriyor, malûmları değildir. Sonları nice olur, bilmezler. Bütün bunları düşünerek karanlığı ibadet ışıkları ile delmeye çalışırlar. Çekinme, bazı zor işler, ağlamak, onların hâlidir.  Namazlarını, oruçlarını, haclarını ve bütün ibadetlerini gerektiği gibi yaparlar. Hem dilleri hem de kalpleri ile Hakk'ı zikrederler. Dünyadaki hâlleri böyle geçip gider. Sonra öbür âlemin en güzel yeri olan cennete giderler. Orada Hakk’ın rahmet yüzünü görür, iyiliğini bulur, bu hâllerine şükür ederler:  “Allah'a hamd olsun, bizden kederi giderdi.” (el-Fâtır, 35/34)  Allah'ın öyle kulları vardır ki, onlar üstat sayılırlar. Ayrıca bunları yetiştiren şahları, reisleri, emirleri, sahipleri de vardır. İşte bunlar, hep birlikte yukarıda beyan edilen duayı, öbür âleme göç etmeden burada d...

61.meclis, Ey cemaat! Allah yolcularının izine uyunuz. Bütün kastınız, yemek, içmek, giymek olmasın

  Ey cemaat! Allah yolcularının izine uyunuz. Bütün kastınız, yemek, içmek, giymek olmasın. Dünyalık toplamaya koşmayınız. Onlar, bu gibi bayağı işlere önem vermezler. Onların bütün gayesi Allah'a kul olabilmektir. Onlar âdet olan birçok şeyi bırakır. Hakk'ın kapısını arayınız; bulunca orada otağınızı kurunuz.  Bu yolda bazı tecrübe yollu belalar gelince kaçmayınız. Hak, sizi onlarla gafletten uyandırmak ister. O'nun, bela, âfet, açlık ve çeşitli hastalıklar göndermesindeki hikmet, sizi Zât’ından ayırmamak ve gaflet çukuruna düşürmemektir.  Yeryüzünde, Hakk'ın arzusunu bilmeden gafil gezen kimselerden olmayasınız. Onlardan Hak Teâlâ ne ister; bunu hiçbiri bilmez. Hakk’a ibadet yoluna önce giriniz, sonra o yolda ihlâs sahibi olmaya bakınız. Hakk’ın ne buyurduğunu duymadınız mı?  O hâlde dinleyiniz:  “İnsanları ve cin tayfasını ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Ez-Zâriyât, 51/56)  Artık bu gerçek hepinizce malum, o hâlde neden kulluğu terk edersiniz...

61. Meclis birinci bölüm İNSAN ZİHNİNDE OLUŞAN DÜŞÜNCELER

  61. Meclis Birinci bölüm İNSAN ZİHNİNDE OLUŞAN DÜŞÜNCELER  Bu konuşma medresede yapıldı.  Konuşma tarihi: Hicrî, 20 Recep 546, Milâdî 1151.  Tevhid nedir?  Allah'ı nasıl birlemek gerekir?  Aziz ve Celil olan Allah kuluyla ne zaman övünür?  Halkı Allah'a ortak tanımaktan ve şirke düşme tehlikesinden nasıl kurtulunur?  Allah dostlarına tabi olmak, onlara hizmet etmek ne gibi faydalar sağlar?  Geylânî Hazretlerine biri, hatıradan sordu. O da:  “Hatıraların neler olduğunu sana ne anlattı?”  diyerek devam etti:  Sana gelen hatıralar, şeytandan, tabiattan ve boş arzulardan. Hangi şeyin lüzumuna inanırsan ona gayret sarf edersin. Dolayısıyla hatıraların, uğruna gayret sarf ettiğin şeylerden ibaret kalır. Hakk'a dair hatıralar, sivâdan (Hakk’ın gayrından) hâli olan kalbe gelir; işlerini orada görür.  Nasıl ki, Yusuf Peygamber’in ağzından şöyle buyrulur:  “Biz malımızı kimde bulursak ancak onu alırız.” (Yûsuf, 12/79) Bunun g...

60. Meclis – FUZULİ ŞEYLERİ TERK ETMEK

60. Meclis – FUZULİ ŞEYLERİ TERK ETMEK  Bu konuşma, salı günü öğlende yapıldı.  Konuşma tarihi: Hicrî 3 Recep 546, Milâdi 1151.  İyi bir Müslümanın özellikleri nelerdir?  Kalp kemale erdiği ve günah kirlerinden arındığı zaman hangi makama ulaşır?  İleri derecede takva ve zühd sahibi olmanın özellikleri nelerdir?  Allah'ı tanımamak ne gibi sonuçlar doğurur?  Peygamber (s.a.v) Efendimiz şöyle buyurur:  “İnsanın, İslâmiyet’ine dair iyilik alâmeti şudur ki: Dünya ve âhirette iyiliğini görmeyeceği işleri terk ede.”  Her kim ki, İslâmiyet’i cihetiyle güzelleşir, özüne yararı olan şeylerle meşgul olur. Hiçbir faydası olmayan işleri bırakır. Lüzumsuz işlerle uğraşmak, battal ve heves düşkünlerinin işidir. Mahrum odur ki, Hakk'ın emrine göre hareket etmeye ve hu hâlinden de rıza isteye. Ayrıca, Hakk'ın yasakladığı şeyle de amel ede.  Bu amel mahrum olmanın tâ kendisidir; ölüm buna derler, ilâhî dergâhtan tart budur. Dünya ile uğraşıyorsan, iyi ni...

İslâm beş şey üzerine kurulmuştur, Buhari şerhi

Rivayet zinciri şöyledir: 1- Bize Ubeydullah ibn Mûsâ (213-214) tahdîs edip şöyle dedi: Bize Hanzalatu'bnu Ebî Sufyân (151), İkrime ibn Hâlid(115)'den, o da İbn Umer'den haber verdi: İbn Umer (R) şöyle demiştir:  Rasûlullah (Sav) Şöyle buyurdu:  "İslâm beş şey üzerine kurulmuştur: Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın Rasûl'ü olduğuna şehâdet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, hacc etmek, ramazân orucunu tutmak" [9] . 2- Îmâna Âid İşler Ve Yüce Allah'in Şu Kavli Bâbı:  "Yüzlerinizi doğu ve batı yönüne döndürmeniz hâlis iyilik değildir. Fakat hâlis iyilik, Allah'a, âhiret gününe, meleklere, Kitâb 'a ve peygamberlere îmân eden, malı sevgisine rağmen akrabaya, yetimlere, yoksullara, yol oğluna, dilenenlere, köle ve esirleri kurtarmaya veren, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, ahidleştikleri zaman sözlerini yerine getirenler, sıkıntıda ve hastalıkta ve muharebenin kızıştığı zamanlarda sabr ve metanet gösterenlerin ...