Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Şubat, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Tefriciye okuyanın duası mutlaka kabul olur mu? Belirli bir ibadeti yapan herkes aynı sevabı alır mı?

Dua etmek bir ibadettir. İbadet ise Allah emrettiği için ve yalnız Onun rızasını kazanmak adına yapılır. Faydalarını ve sonuçlarını ahiret alemlerinde göreceğiz ve alacağız. Fakat esas maksat olmamak, kasten istenilmemek şartıyla, dünyaya ait faydalar; ikram edilen ve istenilmeyerek verilenler, bu ibadete zarar vermez. Çünkü, zayıflar için teşvike ve o duaları çokça yapmaya vesile olur. O faydaları düşünüp, şevke gelip, o duaları sırf Allah rızasını kazanmak adına, âhiret için okusa zarar vermez. Hem de makbuldür. Hadis ve dua kitaplarında geçen bu gibi sözlerin bazıları zayıf olabilir. Ancak son derece güvenilir olanları da vardır. Bu nedenle bu gibi sözlerin nasıl anlaşılması gerektiği üzerinde durmak istiyoruz: 1. Bir kaide vardır: Bir söz mutlak söylendiğinde en mükemmeli anlaşılır. Örneğin “insan” denilince akla Peygamberimiz (asm) gelir. Fizikçi denilince en meşhuru aklımıza gelir. Bunun gibi "Şu duayı okuyan şu sevabı alır." sözünden aklımıza ilk gelecek olan o duanın ...

Dünyevi bir niyetle okunan salat-ü selamdan beklenen dünyevi sonuç kesin şekilde elde edilebilir mi? Böyle dinî bir hüküm var mıdır?

  Bilindiği üzere Peygamberimiz'e (sas) salat-ü selam getirmek, bizim ömür boyu mükellef olduğumuz hasbi görevimizdir. Bu konuda Ahzap Sûresi'nde geçen ayette ve birçok hadislerde salat-ü selam okuma emri vardır. Nitekim namazlarımızda tekrar ettiğimiz Allahümme salli..., Allhümme barik,.. salavatlarını da ömür boyu okur, her fırsatta Peygamberimiz'e salat-ü selam getirmeyi vazgeçilmez görevimiz biliriz, dünyevi bir karşılık beklemek de aklımıza gelmez.. İşte hiçbir dünyevi maksat beklemeden, sadece Peygamberimiz'in şefaatine vesile olacak bir dua niyetiyle okuduğumuz bu salat-ü selamlara bazıları, Salat-ı Tefriciye de olduğu gibi peşin dünyevi bir istek de yüklüyor, maruz kaldığı sıkıntı ve üzüntülerden kurtulmayı da niyet ederek okumaya başlıyorlar. Burada ise soru şu oluyor: Böyle dünyevi bir niyetle okunan salat-ü selamdan beklenen dünyevi sonuç kesin şekilde elde edilebilir mi? Böyle dinî bir hüküm var mıdır? Bu soruya sıhhatli cevap verebilmek için duanın bir ibad...

50. Meclis, DÜNYANIN DERTLERİNDEN SIYRILMAK, Cuma sabahı medresede yapıldı, Hicrî 18 Şaban 545, Milâdî 1150.

50. Meclis DÜNYANIN DERTLERİNDEN SIYRILMAK  Bu konuşma Cuma sabahı medresede yapıldı.  Konuşma tarihi: Hicrî 18 Şaban 545, Milâdî 1150.  Dünyanın tasalarından nasıl kurtulabiliriz?  "Elinizden geldiğince dünyanın tasalarından sıyrılınız" hadisi şerifin manası nedir?  Kurtuluşa, felaha ermek için neler yapmak gerekir?  Dünya ve ahiret hayırlar görmek nasıl mümkün olur?  Bir musibete maruz kalınca nasıl davranmamız gerekiyor?  Kötü hâllerini islâh et, iyi olmaya bak. Özünden ve sözünden dedikoduyu at. Bunu Peygamberimiz emreder ve şöyle der:  “Gücünüzün yettiği kadar, sıkıntı veren dünya işlerini bırakınız.”   Ey dünyayı bilmez! Dünyanın içini bilseydin onun kötü şeylerini almaya bakmazdın. Onun bütünü bir derttir; gelse insanı yorar, gelmeyecek olsa üzer.  Hakk'a karşı irfan sahibi olsaydın, her şeye O'nun emri ile bakardın. Lâkin O'na karşı cahilsin. Ne Rasûl (s.a.v) Efendimizi, ne de diğer nebileri iyi tanıyorsun. Hele O'nun velî k...

Peygamberimiz (sav) hayatı boyunca birisini öldürdü mü?

En sağlam olan bilgileye göre, Hz. Peygamber (a.s.m), Übeyy b. Halef’den başkasını eliyle öldürmemiştir. Ancak İbn Hişam “Amr b. Abdillah” adında birinin adını da vermektedir (İbn Hişam, es’Sîre, IV/85). Başka kaynaklarda diğer bazı isimler verilmişse doğru değildir. Ubey b. Halef'in ölümü: Bedir Harbinden önceydi. Resûl-i Kibriyâ Efendimiz harp sahasında dolaşırken buyurmuştu: "Burası Ebû Cehil'in, burası Utbe'nin, burası Ümeyye'nin, buralar da filânın ve filânın öldürülecekleri yerlerdir. Übeyy bin Halefi de ben kendi elimle öldüreceğim." Bedir'de haber verdiği gibi, Ebû Cehil, Utbe ve Ümeyye bin Halef, mücahidler tarafından gösterilen aynı yerlerde öldürülmüşlerdi. Geriye Übeyy bin Halef kalmıştı. Bu adam Kureyşin ileri gelenlerinden biri idi.  Peygamberimize (asm), her karşılaşmasında şöyle derdi: "Ey Muhammed. Bir atım var. Her gün ona on altı ölçek darı yedirip besliyorum. Bir gün gelir, onun sırtında seni öldürürüm." Peygamber Efendimiz (...

49. Meclis KEREM VE CÖMERTLİK, Cuma günü medresede yapıldı, Hicrî 11 Şaban 545, Milâdî 1150.

49. Meclis KEREM VE CÖMERTLİK  Bu konuşma Cuma günü medresede yapıldı.  Konuşma tarihi: Hicrî 11 Şaban 545, Milâdî 1150.  Kur'an'ı ve Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin hadislerini tasdik edenlerin mükafaları nelerdir?  Allah dostlarının ulaştıkları mertebelere nasıl ulaşabiliriz?  Sarsılmaz bilgi ve inanca nasıl erişebiliriz?  Allah'tan şikayetçi olmak nelere yol açar?   Abdullah b. Mübarek (r.a)’dan naklederken şöyle bir hikâyesini anlatırlar: “Günlerden bir gündü, bir dilenci geldi. Az yiyecek istedi. Yanında on yumurta vardı. Hizmetçiye emir verdi, hepsinin dilenciye verilmesini bildirdi. Hizmetçi dokuzunu dilenciye verdi, birini sakladı. Akşam olmuştu; biri geldi, kapıya vurdu. Oracıkta bulunan yumurta selesini istedi. Hizmetçi vermek istemedi.  Abdullah b. Mübarek geldi, seleyi hemen uzattı. O yabancı kişi seleyi iade ettiği zaman içinde doksan yumurta vardı. Bunun üzerine Abdullah b. Mübarek hizmetçiyi sorguya çekti. Önce gelen d...

48.Meclis, SALİH AMEL, Bu konuşma Salı günü öğleden sonra medresede yapıldı, Hicrî 8 Şaban 545, Milâdî 1150.

48.Meclis SALİH AMEL  Bu konuşma Salı günü öğleden sonra medresede yapıldı.  Konuşma tarihi: Hicrî 8 Şaban 545, Milâdî 1150.  Dünyalık karşılığında ahiretini satanların akıbetleri nasıl olur?  Gösteriş yapmak ve insanlara kendini beğendirmek için zahirlerini süsleyip de kalplerini güzelleştirmeyenlerin karşılaşacakları felaketler nelerdir?  Kalbin süslenmesi nasıl gerçekleşir?  Hangi gözyaşları Allah'ın gazap ateşini söndürür?  Yalnızca Allah'a dayanıp, Allah'a güvenmek insana neler kazandırır? İleri derecede takva sahibi olmak için neler yapılmalı?  Dünyada rahat ve huzura kavuşmanın sırrı nedir?  Peygamber (s.a.v) Efendimiz şöyle buyurdu:  “Bir kimse, insanlara karışacağı zaman, sevsinler diye süslü gider de Allah Teâlâ'nın huzuruna (ibadet anında) sevimsiz durursa öbür âleme göçünce Hak Teâlâ, onu dargın ve öfkeli karşılar.”  Ey içi bozuklar, âhireti dünyaya tercih edenler ve ey Hakk'ı halka değiştirenler, sonsuzu verip faniyi al...

Receb-i Şerif resimli anlatım