Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sizden biriniz, cumadan bir gün önce veya bir gün sonra oruç tutmadıkça, sadece cuma günü oruç tutmasın hadisi şerifi

عن أبي هريرة -رضي الله عنه- قال: سمعت رسول الله -صلى الله عليه وسلم- يقول: «لا يَصُومَنَّ أحدكم يوم الجمعة، إلا أن يصومَ يومًا قبله أو بعده».  [صحيح] - [متفق عليه.] المزيــد  Ebû Hureyre radıyallahu anh Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem' i şöyle buyururken işittim demiştir: «Sizden biriniz, cumadan bir gün önce veya bir gün sonra oruç tutmadıkça, sadece cuma günü oruç tutmasın.» Sahih Hadis - Muttefekun Aleyh Şerh Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bir öncesi ve bir gün sonrası ya da alışkanlık haline getirilmiş oruç hariç, cuma günü tek olarak oruç tutmayı yasaklamıştır.

Vahyin en çok geldiği zaman ise Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in vefat ettiği gündü

عن أنس بن مالك -رضي الله عنه- مرفوعاً: إن الله -عز وجل- تابع الوحي على رسول الله -صلى الله عليه وسلم- قبل وفاته حتَّى تُوُفِّيَ أكثر ما كان الوحي.  [صحيح.] - [متفق عليه.] المزيــد  Enes İbn Malik radıyallahu anh’tan merfû olarak rivayet edildiğine göre Allah Azze ve Celle Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e vefatından öncesine kadar vahiy göndermeye devam etti. Vahyin en çok geldiği zaman ise Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in vefat ettiği gündü. Sahih Hadis - Muttefekun Aleyh Şerh Allah Azze ve Celle vefatından önce Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e şeriat tamamlanıncaya kadar vahyi çokça/sıkça gönderdi.  Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem vahyin çokça indiği bir zamanda vefat etti.

Yalnız şu iki kimseye gıpta edilmelidir; biri, Allah’ın kendisine verdiği malı hak yolunda harcayıp tüketen kimse, diğeri, Allah’ın kendisine verdiği ilimle yerli yerince hükmeden ve onu başkalarına öğreten kimse

عن ابن مسعود -رضي الله عنه- قال: قال رسول الله -صلى الله عليه وسلم-: «لا حَسَدَ إلا في اثنتين: رجل آتاه الله مالا، فسَلَّطَه على هَلَكَتِهِ في الحَقِّ، ورجل آتاه الله حِكْمَة، فهو يقضي بها ويُعَلِّمَها». وعن ابن عمر -رضي الله عنهما-، عن النبي -صلى الله عليه وسلم- قال: «لا حسد إلا في اثنتين: رجل آتاه الله القرآن، فهو يقوم به آناء الليل وآناء النهار، ورجل آتاه الله مالا، فهو ينفقه آناء الليل وآناء النهار».  [صحيح.] - [حديث ابن مسعود رضي الله عنه: متفق عليه. حديث ابن عمر رضي الله عنه: متفق عليه.] المزيــد  Abdullah İbn Mes’ûd radıyallahu anh’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre:  «Yalnız şu iki kimseye gıpta edilmelidir; biri, Allah’ın kendisine verdiği malı hak yolunda harcayıp tüketen kimse, diğeri, Allah’ın kendisine verdiği ilimle yerli yerince hükmeden ve onu başkalarına öğreten kimse.» İbn Ömer radıyallahu anhumâ’dan rivayet edildiğine göre Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:  «Yalnız şu iki kişiye gıpta edilmelidir: Biri, Allah’ın kendisine verdiğ...

Ya Rasûlallah, Kur'an sana indirilmişken ben mi sana okuyayım?

عن ابن مسعود -رضي الله عنه- قال: قال لي النبي -صلى الله عليه وسلم-: «اقرأ عليَّ القرآنَ»، فقلت: يا رسول الله، أقرأ عليك، وعليك أُنزل؟! قال: «إني أحب أن أسمعه من غيري» فقرأتُ عليه سورةَ النساءِ، حتى جِئْتُ إلى هذه الآية: {فَكَيْفَ إِذَا جِئْنَا مِنْ كُلِّ أُمَّةٍ بِشَهِيدٍ وَجِئْنَا بِكَ عَلَى هَؤُلاَءِ شَهِيدًا} قال: «حَسْبُكَ الآنَ» فالتفتُّ إليه، فإذا عَيْنَاهُ تَذْرِفَانِ.  [صحيح.] - [متفق عليه.] المزيــد  İbn Mes’ud -radıyallahu anh- şöyle anlatıyor:  Nebi sallallahu aleyhi ve sellem bana;  «Bana Kur’ân oku!» dedi. Ben;  “Ya Rasûlallah, Kur'an sana indirilmişken ben mi sana okuyayım?” diye sorduğumda, Nebi sallallahu aleyhive sellem bana; «Ben Kur'ân’ı başkalarından dinlemeyi severim.» diye buyurdu.  Bunun üzerine ben O'na, Nisâ Sûresi’ni okumaya başlayıp;  “Biz her ümmetten hakkıyla bir şahid getirdiğimiz, onlara da seni şahid kıldığımız zaman onların halleri nice olur.” (Nisâ Suresi: 41) meâlindeki âyet-i kerimeye geldiğimde;  «Şimdilik yete...

3.Hikmet - Himmet sahipleri dahi kaderin ilahi surlarını delemez.

    سوابق الهمملا تخرق أسوارالأقدار Himmet sahipleri bile kaderin ilahi surlarını delemez. Himmem    الهمم  himmetin çoğuludur. Himmetin yeri kalptir ve insanı talep ettiği şeye yönlendirir.  Himmet ideal bir gayeye yönelik azim ve kararlılık demektir. Himmetin yüce olanına ''himmet-i âli'' , alçak olanına da ''himmet-i deniye''  denir.   Himmetin hedefi; Allah'ı tanımak ve rızasını kazanmaktır.  Himmet-i âli: Kendi nefsini terbiye etmek, imanını kemale erdirmek veya başkalarının terbiyesi ve  kemali gibi yüce bir gaye için  çaba sarf etmeye denir. Himmet-i deniye: Dünyalık elde etmek ve  nefsani istekleri tatmin etmek için çaba sarf etmeye denir.  Her iki himmet sahibi salikte; ne kadar çok çabalarlarsa çabalasın, ilahi takdirin kendileri için belirlediği sınırın ötesine geçemez.  İlahi takdir, herkese bir kader belirlemiştir ve onu aşmak mümkün değildir. Şu halde, hayırlı bir yolda yüksek bir ideal için ciddi b...

Ey amca! Lâ ilahe ilallah de ki, Allah katında o kelime ile senin için müdafaada bulunayım

عن سعيد بن المسيب عن أبيه المسيب بن حزن -رضي الله عنه- قال: "لما حضرَتْ أبا طالب الوفاة جاءه رسول الله -صلى الله عليه وسلم- وعنده عبد الله بن أبي أمية وأبو جهل، فقال له: يا عَمِّ قل لا إله إلا الله، كلمة أُحَاجُّ لك بها عند الله، فقالا له: أَتَرَغَبُ عن ملة عبد المطلب؟ فأعاد عليه النبي -صلى الله عليه وسلم-، فأعادا، فكان آخر ما قال هو على ملة عبد المطلب، وأبى أن يقول لا إله إلا الله، فقال النبي -صلى الله عليه وسلم-: لأستغفرن لك ما لم أُنْهَ عنك، فأنزل الله: {مَا كَانَ لِلنَّبِيِّ وَالَّذِينَ آمَنُوا أَنْ يَسْتَغْفِرُوا لِلْمُشْرِكِينَ وَلَوْ كَانُوا أُولِي قربى...} الآية"، وأنزل الله في أبي طالب: {إِنَّكَ لا تَهْدِي مَنْ أَحْبَبْتَ وَلَكِنَّ اللَّهَ يَهْدِي مَنْ يَشَاءُ وَهُوَ أَعْلَمُ بِالْمُهْتَدِينَ}.  [صحيح.] - [متفق عليه.] المزيــد  Saîd b. Müseyyib'in, babası Müseyyib b. Hazn -radıyallahu anh'tan naklettiğine göre: Ebu Talib, ölüm döşeğine yattığı zaman, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem yanına gitti. Yanında Abdullah b. Ebi Ümeyye ve Ebu Cehil de vardı. Ona...

Rabbi Yessir Duası Üzerine Detaylı Bilgiler

Rabbi Yessir Duası müminlerin yüzyıllardır devamlı okudukları ve mucizevi tesirlerine sayısız defa şahit oldukları çok önemli bir duadır. Bu yazımızda Rabbi Yessir Duası hakkında detaylı bilgiler vererek duanın sözlerini ve mealini sizlerle paylaşacağız. Ayrıca duanın okunma adabı ile ilgili önemli hususlara da yer vereceğiz. İnşallah aktaracağımız bilgiler hayırlara vesile olur. Rabbi Yessir Duası Hangi Amaçlar İçin Okunmaktadır? Rabbi Yessir Duası genel olarak “işleri kolaylaştırmak için okunan bir niyaz” olarak bilinmektedir. Ancak duanın okunma amaçları ve faziletleri sadece bununla sınırlı değildir. Rabbi Yessir duasının pek çok farklı dilek ve hacetin gerçekleşmesini dilemek için okunduğu sahih dua kitaplarında geçmektedir.  Bu eserlerde fikir beyan eden büyük alimler Rabbi Yessir Duasının şu mevzularda okunabileceğini belirtmişlerdir: Hem maddi yaşamla ilgili hem de özel hayatla alakalı sıkıntıların kolay bir şekilde çözülmesine vesile olur. Okuyan kişilerin her türlü ruhsal...

Geylani İlim Kültür ve Tasavvuf Dergisi 4. sayı çıkmıştır.

Dergimizin 4. Sayısı haziran ayında okurları ile buluşacaktır. Bu sayımızın başlıca konuları şunlardır: *Üstadımız Şeyh Ahmet el Kâdiri'nin müride teslimiyet konulu sohbeti *Hazreti Pir Gavsulazam Abdulkâdir-i Geylânî'nin Nasihatlari *Zilhicce ayinin faziletleri *Hangi hayvanlar kurban olmaz. Kurban hakkında fikhi bilgiler *Derviş çocuk * Sizden gelen duygu yüklü şiirler. Satın almak için  www.geylanidergisi.com  adresini ziyaret edebilir 0543 534 93 25 whatsap hattına mesaj atarak sipariş verebilirsiniz. Yıllık abone olmak isteyenler de lütfen mesajda belirtsinler..  

kıyamet günü nebilerin ve şehidlerin gıbta edeceği kimselerden bahseden hadisi şerifler var bu kimselerin özellikleri nelerdir?

Kıyamet günü nebilerin ve şehitlerin gıpta edeceği kimselerden bahseden hadisi şerifler var bunların özellikleri nelerdir? Hz. Ömer (ra)'in rivayetine göre, Resulullah (asm.) şöyle buyurmuştur: “Mutlaka Allah’ın kullarından bazı insanlar vardır ki, onlar ne peygamber ne de şehitlerdir. Fakat kıyamet gününde, Allah katındaki makamlarından dolayı nebiler ve şehitler onlara gıpta edecekler.” Sahabeler dediler: “Ey Allah’ın Resulü bize haber ver, onlar kimlerdir?” Resulullah (sav): “Onlar öyle bir topluluk ki, aralarında bir akrabalık, alıp verecekleri mal mülk olmaksızın Allah için birbirlerini severler. Hem, vallahi şüphesiz onların yüzleri pırıl pırıl nurdur. Şüphesiz onlar nur üzerindedirler. (İşleri nurdur) insanlar korktuğu zaman onlar korkmazlar, halk mahzun olduğu zaman onlar mahzun olmazlar.” (1)(Nur suresi 35) buyurdu ve şu ayeti okudu: “İyi bil ki, Allah’ın velilerine, sevdiklerine korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.” Bir başka rivayet de şöyledir: “Mutlaka Allah’ın ku...

Ruhsatlarla amel ediniz, hadisini açıklar mısınız?

Ruhsatlarla amel ediniz, hadisini açıklar mısınız? "Allah için söyleyin, bazıları benim yaptığım şeyi beğenmeyip, kaçınıyorlarmış, doğru mudur bu? Allah'a yeminle söylüyorum, ben Allah'ı onlardan çok daha iyi biliyorum..."(Buhârî, İ'tisam 5, Edeb 72; Müslim, Fedâil 127) Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm), ruhsat ifade eden bir amelde bulunmuştu. Bazılarının bundan kaçındıklarını işitti. Bunun üzerine Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir hutbe okudu: Âdeti vechile Cenâb-ı Hakk'a hamd ve senâda bulunduktan sonra şöyle buyurdu: "Allah için söyleyin, bazıları benim yaptığım şeyi beğenmeyip, kaçınıyorlarmış, doğru mudur bu? Allah'a yeminle söylüyorum, ben Allah'ı onlardan çok daha iyi biliyorum. Allah'tan duyduğum korku da onların duyduklarından çok daha fazladır." (Buhârî, İ'tisam 5, Edeb 72; Müslim, Fedâil 127) Bu hadisi aşağıdaki hadislerle beraber mütâlaa etmek gerek. Çünkü her ikisinde de ...