Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kasım, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Allahu Teâlâ (c.c.) Kalem Sûresi 68/4.âyet-i kerimede şöyle buyuruyor

Allahu Teâlâ (c.c.) Kalem Sûresi 68/4.âyet-i kerimede şöyle buyuruyor: وَإِنَّكَ لَعَلى خُلُقٍ عَظِيمٍ Ve-inneke le’alâ ḣulukin ‘azîm(in) Meâli şerifi:  “Gerçekten sen, pek büyük bir ahlak üzeresin.” (büyük) عَظ۪يمٍ (bir ahlak) خُلُقٍ (üzerindesin) لَعَلٰى (ve şüphesiz sen) وَاِنَّكَ SAFVETÜ'T-TEFASİR KALEM SÛRESİ 4.وَإِنَّكَ لَعَلى خُلُقٍ عَظِيمٍ: Ey Muhammed! Hiç kuşkusuz sen, çok yüksek bir terbiye ve çok üstün bir ahlâka sahipsin: Allah sende bütün faziletleri ve olgunlukları toplamıştır: Allahım! Bu, ne büyük bir şeref! Hiçbir insan onun seviyesine ulaşamamıştır. İzzet sahibi Yüce Allah, Muhammed'i (s.a.v.) bu güzel vasıfla yani "Sen, yüce bir ahlâk üzerinesin" diyerek vasıflamıştır. İlim, hilim, aşırı haya, çok ibadet ve çok cömertlik, sabır, şükür, alçak gönüllük, zühd, merhamet, şefkat, iyi geçinme, edepli olma ve benzeri güzel huy ve hoşa giden davranışlar onun güzel ahlakındandır. [Buhari ve Müslim, Enes (r.a.)'ten şu rivayeti yapmışlardır: Rasulullah (s...

Allâh-u Teâlâ (c.c) Ahzâb Sûresi 33/21.âyet-i kerimede şöyle buyuruyor, SAFVETÜ'T-TEFASİR

اَللّٰھُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلٰی نَبِيِّنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰی آلِہٖ وَصَحْبِہٖ اَجْمَعِيْن   Allâh-u Teâlâ (c.c) Ahzâb Sûresi 33/21.âyet-i kerimede şöyle buyuruyor: لَقَدْ كَانَ لَكُمْ ف۪ي رَسُولِ اللّٰهِ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُوا اللّٰهَ وَالْيَوْمَ الْاٰخِرَ وَذَكَرَ اللّٰهَ كَث۪يرًاۜ Lekad kâne lekum fî rasûli(A)llâhi usvetun hasenetun limen kâne yercû(A)llâhe velyevme-l-âḣira veżekera(A)llâhe keśîrâ(n) Meâli Şerifi:  Andolsun ki, Resûlullah, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için güzel bir örnektir. Acıklama: Âyette, Hz. Peygamber’in, Allah’ın hoşnutluğunu kazandıracak davranışlarda bulunmak isteyenler için mükemmel ve canlı bir örnek, en büyük fazilet nümûnesi olduğu anlatılmaktadır. Böylece, Resûlullah’ın, hislerine mağlup insanları memnun etmek ve onlara pratik değerden mahrum birtakım nazarî kaideler öğretmekle görevli olmayıp, onun hedefinin, insanlığa amelî kaideler öğretmek ve bu kaideleri kendi yaşayışı...