Hz. Ali´nin müslüman olmasından hemen sonra Zeyd bin Harise de müslüman oldu. O, ailesi içinde hür ve serbest olarak yaşayabilecekken, köle olarak Muhammed (sav)in yanında yaşamayı tercih etti. Babasını bırakıp Hz. Muhammed (sav)´i seçti. Şu halde böyle bir şahsın ilk müslümanlardan olması gerekirdi. Hiç tereddüt etmeden Peygamber ailesine katıldı. Tereddütsüz olarak İslam´a girdi. Böylece derli toplu bir iman ailesi teşekkül etti. Bu aile fertleri şerefli bir İslam ailesi oluşturdu. Muhammed (sav) namaz kılarken, mü´minlerin annesi Hatice ile Hz. Ali de kendisine uyarlardı. Bir tüccar Mekke-i Mükerreme´yi ziyaret etmeye gelmişti. Onun orada neler gördüklerini size anlatmak istiyorum: Yahya bin Afif şöyle demiş: "Cahiliyet döneminde Mekke´ye geldim. Abbas bin Abdulmuttalib´in yanına varıp evinde kaldım. Güneş doğduğunda ben Kabe´ye bakıyordum. Gencin biri oraya yöneldi. Gözlerini semaya dikti, sonra Kabe´yi karşısına alarak ayakta durdu. Aradan fazla bir zaman geçmeden bir ...
Bu gönderiyi Instagram'da gör Emine Kaya (@masuk_emine_kaya)'in paylaştığı bir gönderi 🌹 *| ʙɪ̇ʀ ʜᴀᴅɪ̇s |* قال رسول الله Kimin üzerinde din kardeşinin ırzı, namusu veya malıyla ilgili bir hak varsa, altın ve gümüşün geçmediği hesap günü gelmeden helalleşsin. Aksi takdirde, yaptığı haksızlık ölçüsünde, iyi amellerinden alınıp hak sahibine verilir. İyiliği yoksa hak sahibinin günahından alınıp haksızlık eden kimseye yüklenir. - Buharî, Mezalim,210, Rikak,48