Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İlmihâl Bilmek Farz mıdır?

İslâm ilmihalinde hangi konuların yer aldığına bakmak gerekecektir. Bilindiği gibi, bugün mevcut ilmihallerde belli başlı şu konulara ağırlık verilir: İmanın ve İslâmın şartları, ibadetler, helâl ve haram olan şeyler... Zaten “ilmihal”, hâl ilmi, hayat ilmi, İslâmı yaşama ilmi demektir. İslâmiyet de ancak bilerek, öğrenerek yaşanır. Öğrenmek için de dinî bilgilerin toplu hâlde bulunduğu bir kitabı okumak gerekecektir ki, bu ihtiyacı büyük ölçüde ilmihal karşılar. İlmihal bilgisinin temelini Peygamber Efendimizin (a.s.m.) şu hadis-i şerifi teşkil eder: “İlim tahsil etmek her Müslümanın üzerine farzdır." (İbn-i Mace, Mukaddime:17 ) Beyzâvî, “Hadisteki ilimden maksat, kâinatın Yaratıcısını tanımak, Onun birliğini ve Resulullahın (a.s.m.) peygamberliğini bilmek; namazın nasıl ve ne gibi hükümler çerçevesinde kılınacağına dair bilgileri öğrenmektir.” der. Beyhakî, “Hadisteki bilgiden maksat, erginlik çağına ermiş aklı başında bir Müslümanın normal olarak bilmesi beklenen ve bilmemesi d...

Kur'an'da ismi geçen peygamberlerin meslekleri nelerdir?

Kur'an-ı Kerim'de isimleri zikredilen peygamber efendilerimizin her birerleri bir veya birkaç dünya işiyle meşgul olmuşlar ve dünya geçimlerini bu yoldan tedarik etme yoluna başvurmuşlardır. Böylece hem insanlara güzel ve faydalı meslekleri öğretmişler, hem de insanlara boyun bükmekten kurtulmuşlardır. Bundan dolayı da tevhid akidesini kimseden korkmadan savunmuşlardır. Kur'an'da İsimleri Geçen Peygamberler: Hazret-i Âdem aleyhisselâmdan Peygamberimize (asm) kadar bir rivâyete göre 124.000, diğer bir rivâyete göre ise 224.000 peygamber gelmiştir. Bunlardan ancak yirmi sekiz tanesinin isimleri Kur'ân-ı Kerim'de zikredilmiştir. Kur'ân-ı Kerim'de adları geçen ve bilinmeleri vâcip olan Peygamberlerin mübârek isimleri şunlardır: 1. Âdem (as) 2. İdris (as) 3. Nûh (as) 4. Hûd (as)  5. Sâlih (as) 6. İbrâhîm (as) 7. Lût (as) 8. İsmâîl (as) 9. İshâk (as) 10.Yâkûb (as) 11.Yûsüf (as) 12.Eyyûp (as) 13.Şuayb (as) 14.Mûsâ (as) 15. Hârûn (as) 16. Dâvûd (as) 17. Süleyman...

Seyr-ü Sülük İlmihali İncelemem

  Elimizdeki bu eser Şanlıurfa Kadiri Asitanesi Postnişini Şeyh Ahmed El Kadiri Efendi 'nin Âsitâne binasında Perşembe akşamları (Cuma geceleri) zikrullah öncesi yapmış oldukları sohbetlerden derlenmiştir.  Dört bölümden oluşmaktadır. Bu bölümleri aşağıda yazdım her bölüm bir kaç sayfa  ve akıcı bir dille anlatılmış. Her sohbet veren hoca efendi ve hoca hanımların elinin altında olması gerekir diye düşünüyorum.. Bu eser; sohbetleri dinleyememiş olan kardeşlerimizin istifade edebilmeleri adına bizzati Şeyh Ahmed El Kadiri Efendi'nin talimatı ile kitaplaştırılmıştır. Rabbim bizleri istifade eden kullarından eylesin.   Birinci bölüm  KURTARAN HALLER Birinci Sohbet : Tövbe İkinci Sohbet: Mücahade  Üçüncü Sohbet: Riyazet Dördüncü Sohbet: Takva Beşinci Sohbet: Vera  Altıncı Sohbet: Zühd Yedinci Sohbet: Allah Korkusu Sekizinci Sohbet: Huşû Dokuzuncu Sohbet: Kanaât Onuncu Sohbet: Şükür On Birinci Sohbet: Yakîn (Her Şeyde O'nu Görmek) On İkinci Sohbet: ...

Kadın tıpkı kaburga kemiği gibidir, Kemiği doğrultayım dersen kırarsın, Hadisi şerifi nasıl anlamalıyız?

Ebû Hüreyre (ra)’den rivayet edildiğine göre Resûlullah (asm) şöyle buyurdu: اسْتوْصُوا بِالنِّساءِ خيْراً ، فإِنَّ المرْأَةَ خُلِقَتْ مِنْ ضِلَعٍ ، وَإِنَّ أَعْوجَ ما في الضِّلعِ أَعْلاهُ ، فَإِنْ ذَهبتَ تُقِيمُهُ كَسرْتَهُ ، وإِنْ تركتَهُ ، لمْ يزلْ أَعوجَ ، فاستوْصُوا بِالنِّسَاءِ » متفقٌ عليه ». وفي رواية في الصحيحين: « المرْأَةُ كالضلعِ إِنْ أَقَمْتَها كسرْتَهَا ، وإِنِ استَمتعْت بِهَا،اسْتَمتعْت وفِيها عَوجٌ » . وفي رواية لمسلمٍ : « إِنَّ المرْأَةَ خُلِقتْ مِن ضِلَعٍ ، لَنْ تَسْتقِيمَ لكَ علَى طريقةٍ ، فَإِنْ استمتعْت بِهَا ، اسْتَمتَعْتَ بِهَا وفِيها عَوجٌ ، وإِنْ ذَهَبْتَ تُقيمُها كسرتَهَا ، وَكَسْرُهَا طلاقُها» “Kadınlara iyi davranmanızı tavsiye ediyorum; vasiyyetimi tutunuz. Zira kadın kısmı kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Kaburga kemiğinin en eğri yeri üst tarafıdır. Eğri kemiği doğrultmaya kalkarsan kırarsın. Kendi hâline bırakırsan, yine eğri kalır. Öyleyse kadınlar hakkındaki tavsiyemi tutunuz.” (Buhârî, Enbiyâ 1, Nikâh 80; Müslim, Radâ’ 60.) Buhârî ile Müslim’deki di...

Evlad-ı Rasûl Hazarâtı Kitap İncelemem

  Evlad-ı Rasûl Hazarâtı   Evlâd-ı Rasûl Hazaratı kitabını çok kısa bir zamanda bitirdim. Sevgili Peygamber efendimiz (SallelâhuTe'âlâ Aleyhi ve Sellem)in ehl-i beytini, her müslümanın bilmesi gerekir.  Beni en çok etkileyen büyük kızı Hz.Zeynep'in (Radıyallâhu Anhâ) eşiyle birbirine olan aşkları tüm sıkıntılara ve engellere rağmen birbirlerine kavuşmaları.  Evlad-ı Rasûl Hazarâtı EHLİ BEYTİ HAFIZANIZA KAYIT EDİN BİR MÜSLÜMANIN MUTLAKA BİLMESİ GEREKİR. Kitaptan Seçtiğim alıntılar ✅Raûlüllâh (SallelâhuTe'âlâ Aleyhi ve Sellem) "Ey insanlar! Benim duyduğum sesi siz de işittiniz mi? Muhammed'in canı tasarrufunda olan Zât'a yemin ederim ki sizin duyduğunuzu ben de işitinceye kadar olup bitenden hiçbir şey bilmiyordum. Ama Zeyneb'in emân verdiğine biz de emân verdik." buyurarak Zeynep (Radıyallâhu Anhâ)nın isteğini kabûl etti, lâkin: "Ey kızacağızım! Onun konaklamasını iyi yap ama sana ulaşmasın (dokunmasın) Zîrâ sen ona helâl değilsin." buyurara...

Allah Lut kavmini eş cinsel yarattığı halde neden cezalandırdı?

1) Allah Lut kavmini doğuştan eş cinsel olarak yaratmamıştır. Bunun böyle olduğunu gösteren ne bir ayet ne de bir hadis söz konusu değildir. Bilakis, Allah’ın bu kavmi de diğer insanlar gibi kadınlarla evlenecek şekilde bir donanıma sahip olarak yarattığını gösteren ayetler vardır. Örneğin, “Esasen kötü işler yapagelen halkı, kötü niyetle koşa koşa Lût’a geldiler. Lût: 'Ey kavmim! İşte şunlar kızlarımdır (onlarla evlenin); sizin için onlar daha temizdir. Allah'tan korkun ve misafirlerimin önünde beni rezil etmeyin! İçinizde aklı başında bir adam yok mu!' dedi."(Hud, 11/78) mealindeki ayette -dolaylı da olsa- bu gerçeğe de işaret edilmiştir. Aklen de insanların eş cinselliğe zorlanmış olarak yaratılmış olmaları düşünülemez. Zira, sonsuz adalet ve merhamet sahibi olan Allah böyle bir komplo kurmaktan münezzehtir. Başta Hz. Yahya, Hz. İsa ve Hz. Meryem olmak üzere, tarih boyunca ve bugün de bazı Hristiyan ve Müslümanların özgür iradeleriyle evlenmemeyi tercih etmeleri, i...

Tilavet secdesi nasıl yapılır?

SORU Bu secdeyi sonraya bırakmak olur mu? CEVAP Kur'an-ı Kerim'in surelerinde on dört secde ayeti vardır ki, bunlardan birini okuyan veya işiten her mükellef için bir secde gerekir. Şöyle ki: Tilavet secdesi niyeti ile eller kaldırılmaksızın "Allahü Ekber" denilerek secdeye varılır. Üç kere "Sübhane Rabbiye'l-ala" veya bir kere: "Sübhane Rabbena in kâne vadü Rabbina lemef'ulâ" denilir. Ondan sonra "Allahü Ekber" denilerek kalkılır. Tilavet secdesinin rüknü, yüce Allah'a saygı ve tevazu gösterip, secdeden kaçınanlara aykırı davranmak için alnı yere koymaktır. Fakat namaz için rükû ve hasta olan için ima da aynı maksadı yerine getirdiğinden, tilavet secdesi yerine geçer. Bunlar aşağıda açıklanacaktır. Tilavet secdesine ayaktan yere inilmesi ve bu secdeden baş kaldırırken ayağa kadar kalkılması ve böyle kalkarken:  "Gufraneke Rabbena ve ileyke'l-masîr" denilmesi müstahabdır.  Bu secdeye gidilirken veya bundan kalkıl...

Büyük tövbe duasının kaynağı nedir?

SORU Estağfirullah. Estağfirullah. Estağfirullahe'l-azîm el-kerîm, ellezî lâ ilâhe illâ hüve, El-hayye'l-kayyûmü ve etûbü ileyhi. Ve nes-elühü't-tevbete ve'l-mağfirete ve'l-hidâyete lenâ, innehû, hüve't-tevvâbü'r-rahîm. Tevbete abdin zâlimin li-nefsihî, lâ yemlikü li-nefsihî mevten velâ hayâten velâ nüşûrâ. Bu duanın kaynağı nedir? Bir hadiste geçer mi? CEVAP Bu haliyle hadis kaynaklarında bulamadık. Ancak içinde sahih hadiste ve ayette geçen ifadeler vardır. Bu duanın Arapçası, okunuşu ve manası şöyledir: اَسْتَغْفِرُ اللهَ، اَسْتَغْفِرُ اللهَ، اَسْتَغْفِرُ اللهَ العَظِيمَ الكَرِيمَ، الَّذِي لَا إِلٰهَ إِلَّا هُوَ، الحيّ القيّوم ، وَأَتُوبُ إِلَيْهِ. وَنَسْأَلُهُ التَّوْبَةَ وَالمَغْفِرَةَ وَالهِدَايَةَ لَنَا، إِنَّهُ هُوَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ. تَوْبَةَ عَبْدٍ ظَالِمٍ لِنَفْسِهِ، لَا يَمْلِكُ لِنَفْسِهِ مَوْتًا وَلَا حَيَاةً وَلَا نُشُورًا "Estağfirullah. Estağfirullah. Estağfirullahe’l-azîm el-kerîm, ellezî lâ ilâhe illâ hû, el-Hayye’l-Kayyûm ve et...

Allah Hz. Musa’ya yardım edemez miydi?

Soru - Şöyle bir iddia var, bu iddiaya ne cevap verilebilir? “Musa peygamberin karşısında alemleri var eden koskoca Allah var, onunla muhatap oluyor, ondan bir yardım dileyeceğine kendisi gibi onun yarattığı bir başka kuldan neden medet umuyor? Musa peygamber, firavuna gitmesini isteyenin zaten Allah’ın kendisi olduğunu, dolayısıyla başına ne gelecek olursa olsun onun bilgisi dahilinde olacağını düşünemiyor mu? Şimdi mümin arkadaşlara şunu sormak istiyorum; her şeyin sahibi olan Allah sizi kendisine elçi seçse ve siz de bir kafirle yüzleşmeye gidecek olsanız, gitmeden önce “Allah’ım kardeşimi de yanıma alayım benim dilim tutulur ya da belki beni öldürürler korkuyorum” der misiniz?” Cevap Öncelikle ifade edelim ki, sebepleri de neticeleri de yaratan Allah’tır. Bunun şuurunda ve bilincinde olarak, Allah’ın yarattığı sebeplere uymak da ibadettir. Peygamberler, her konuda olduğu gibi bu konuda da ümmetlerine örnek olmuşlardır. Sebepleri yok sayıp, hastalıktan şifa için doktora ve ilaca, aç...

Bir Malı Değerinden Çok Düşük Fiyata Satın Almak Caiz mi?

- Halı dükkanı işleten bir adam iflas etmiş kendisine borçlu olduğu bir başka adam dükkanı bırakıp kaçtıktan sonra bu adam mallarına el koyup halıları piyasa değerinin çok altında satıyor. Alacağını bu şekilde tahsil ediyor. Bundan bu halıları almak caiz mi? Cevap Kaçan borçlunun başka alacaklıları ve hak sahipleri varsa, kalan malın adil paylaşımı gerekir. Bir tane alacaklı ve hak sahibi varsa malı satarak alacağını tahsil edebilir, lakin rayiç fiyatına satmazsa halı sahibinin hakkını yemiş olur, satın alan da buna katılmış olur. Selam ve dua ile...

Osmanlılar'da Mevlid Törenleri

 Osmanlı teşrifatında, Hz. Peygamber'in doğum günü kabul edilen 12 Reblülewel'de düzenlenen törenlerin başlangıcı hakkında kesin bilgi yoktur.  Bazı vakfiyelerdeki kayıtlardan hareketle bunu Osman Gazi'ye kadar götürenler varsa da (Ali Seydi Bey, s. 15 ı) genel görüş, bu törenlerin Kanuni Sultan Süleyman döneminden itibaren saray protokolünde yer almaya başladığı ve lll. Murad zamanında tamamen resmileştiği şeklindedir.  Selanikî'nin kaydına göre, Sigetvar seferi sırasında (974/ ı 566) Kanuni Sultan Süleyman'ın vefatının saklanmaya çalışıldığı bir ortamda padişahın otağında 12 Reblülewel gecesi mevlid okunmuş, ertesi gece de sadrazamın çadırında tekrarlanmıştır (Tarih, s. 36).  Yine Selanikî'den, 12 Reblülewel 996'da (ı o Şubat 1588) Resul-i Ekrem'in doğum günü münasebetiyle padişahın (III. Murad) bütün minarelerde kandil yakılmasını ve camilerde, mescidlerde mevlid okunmasını emrettiği öğrenilmektedir (a.g.e., s. ı 97-I 98).  Bu emir mevlid gecesinin o ...