Ana içeriğe atla

27. Meclis, cuma sabahı medresede yapıldı. Hicrî, 7 Cemaziyelâhir 545 (Milâdi 1150),YALANDAN SAKINMAK


27. Meclis
YALANDAN SAKINMAK 
Bu konuşma, cuma sabahı medresede yapıldı. 
Konuşma tarihi: Hicrî, 7 Cemaziyelâhir 545 (Milâdi 1150). 

Allah'tan başka hiçbir şeyden korkmayacak imana nasıl sahip olunur? Mahrumiyetlere sabır ve tahammül göstermek karşılığında hangi mükafatlar hasıl olur? Riyanın yani gösteriş hastalığından kurtulmanın çaresi nedir? Şeytanın insanlara attığı nefs okları nelerdir, bunlardan nasıl kurtulunur? Allah'ın kullarına eziyet ve cefa etmenin büyük tehlikeleri nelerdir? Konuları işlenmiştir… 

Akıllı ol. Yalancı olma. Allah'tan korktuğunu söylüyorsun, fakat halktan biri seni tehdit etse korkuyorsun. Hiç kimseden korkma. İnsanlar sana bir şey yapamaz. Cin tayfasından çekinme, sana zararları dokunmaz. Dünya azabından korku duyma. Öbür âlemin sıkıntısından üzüntü çekme. Azabı yapacak kudret sahibinden kork. Silâhtan korkma, onu atacak elden kork. 
Aklı başında olan, kulların dil uzatmasına üzüntü duymaz. Allah yolunda akıl sahibi, ondan gayri şeylerin sözünden üzülmez. O insan bilir ki, yaratılmışların cümlesi Hak katında aciz ve perişandır. Hepsi O’na muhtaçtır. Bu anlatılan hâli bulan kul ve bilgisinden faydalanılan büyük insanlar, İslâm dininin hakikatine ermiş olanlar, din doktorlarıdır. 
Ey İslâm dinini yıkmak isteyen, hastalığını onların vasıtası ile tedavi et ve Hakk'a koş. Bulunduğun hastalıktan seni o kurtarır. Senin bu yıkma hareketin hastalık doğurur. O zatlar ise, şifa yağdırır. O büyük insanlar, sana yarayacak olan şeyleri iyi bilirler. 
Yaptığı işleri için Allah'a çıkışma. Çıkış yapacaksan nefsine yap. Kötülenecek biri varsa, o da nefsindir, ona söyle. İyilik, yumuşak başlı kimseye yapılır. Kötülük, dik kafa ve isyan eden kişiye olur. Allah, hayır dilediği kulunu kendi yoluna bağlar. Sabra koşarsa yükseltir. Bağlarını çözer, semaya çıkarır. İyilik verir, imanı kuvvet bulur.

* Allah'ım, belâsız olarak bize yakınlığını ver. Kaza ve kaderin hükmü anında, bize lütfeyle. Şerli kişiler ezmek isterken bize yetiş. Kötü kimseler, bizi yıkmaya gelirken yardım eyle. Nasıl istersen ve ne zaman dilersen bizi esirge. 
Din işlerinde yaptığımız hatalar için bizi affeyle. Dünya ve âhiret işlerinde bize afiyet ihsan eyle. İyi işleri başarmayı istiyoruz. Bütün işlerde bize ihlâsı nasib eyle. Âmin! 

* Bir gün Bayezid-i Bistamî oturuyordu. İçeri biri girdi. Sağa ve sola bakmaya koyuldu. Niçin baktığı soruldu, namaz kılmak için temiz bir yer aradığını söyledi. Bayezid ona döndü ve şöyle dedi: 
"Pisliğin görülmediği her yer temizdir. Yalnız, kalbini temiz et. İstediğin yerde namaz kılmaya başla."
İhlas sahibi olanlar, riyadan korkarlar. Bu bir akabedir. Bu an geçtikten sonra riya ortadan kalkar. Çünkü her varlık Hakk'ın olur. Riya yapacak kimse kalmaz. Gösteriş, için dışa uymaması hâli, kendini beğenmek, şeytanın oklarındandır; o bu okları kalbe atar ve yaralar. 
Büyük insanları dinleyiniz. Hakk'a götüren yolu onlardan öğreniniz. Büyük yolun yolcuları onlardır. Onlara nefsinizin kötü hallerini sorunuz. Şahsî arzu ve tabiî isteklerin kötü durumlarını onlardan öğreniniz. O büyükler, başlarına gelecek belâyı bildiler. Nefsin kötülüğünü anladılar. Bu yüzden etrafı bırakıp kendi hallerine düştüler. Hayli zaman öyle kaldılar. Nefis canibinden gelen arzuya yıllarca uzaklık duygusu beslediler. Böylece ona galip geldiler; nefislerine hâkim oldular. 
Şeytanın üflemesine aldanma. Nefisten bir ok atılırsa yıkılma. O kendi oku ile atar. Ve ancak onun yoluna girersen ok sana değer. Nefsin yoluna girmeyene ok değmez. Malûm şeytan, ancak insan şeytanları vasıtası ile kötülük yapar. 
Nefis ve kötü arkadaştan Allah'a sığın; yardım iste. Bu kadar düşmanla baş edemezsin, ondan daima yardım talep et. O yardımını esirgemez. Hakk'ın yardımını varlığında sezer, manevî bir kuvvete sahip olursan, hemen çık; halka koş, nefse yanaş ve şöyle de: 
“Topunuz birden geliniz; bana zarar veremezsiniz.” 
Yusuf (a.s) Peygamber, mülk sahibi olup kuvvet kazanınca bütün hane halkını yanına çağırdı. 
Mahrum, Allah'tan yardım bulamayandır. Asıl zavallı, dünyada ve âhirette Allah'a yakınlık duygusunu kaybedendir. 
Geçmişte, kullara gönderilen kitapların bazısında, şöyle buyrulmuştu: 
“Ey âdemoğlu, sana sahip olmasam her şey senden el çeker.” 
Hak Teâlâ senden neden el çekmesin ki? 
O'nun her işine itiraz ediyorsun. O'ndan daima kaçıyorsun. İman sahiplerinden geri durduğun yetmiyormuş gibi, bir de eziyet ediyorsun. İşlerin, iman sahiplerini üzmekte, onları incitmekte. İçinle ve dışınla onları kırmaktasın. Yaptığın işin kötülüğünü Peygamber (s.a.v) Efendimiz’den dinle:
“İman sahibine eziyet etmek, Beytü’l-Mamur'u ve Kâbe’nin yapılmışını on beş defa yıkmaktan günah itibarı ile daha büyüktür.” 
Yazık sana. Ey durmadan Allah adamlarına eziyet eden, yukarıdaki büyük sözü iyi dinle ve anla. Peygamber’in yüce kelâmını iyi dinle. Eziyet ettiğin kimseler, sâlih kimselerdir. Onlar, Allah'a iman etmiş insanlardır. O'nun varlığına iman sahibi olmuşlardır. 
O'na dayanan ve O'na itimat eden, onlardır. Yakında öleceksin. Malın geri kalacak, bulunduğun evden atacaklar, öğünmekte olduğun mal, seni hiçbir sıkıntıdan kurtaramayacak. 

Yorumlar

  1. Paylaşım için teşekkürler, çok faydalı bilgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tesekkür ederim genelde dini paylaşımlar pek okunmuyor faydalı olabildiysem ne mutlu bana :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bayram günleri şunları yapmak sünnettir

✩🤲🏼♡🕌 ✧ 📿☽ Erken kalkmak, Gusl abdesti almak, Misvak ile dişleri temizlemek, Güzel koku sürünmek, Yeni ve temiz elbise giymek, Sevindiğini belli etmek, Ramazan bayramı namazından önce tatlı yemek, Hurma yemek, Kurban kesen o gün ilk olarak kurban eti yemek, Sabah namazını mahalle mescidinde kılıp, bayram namazı için büyük camiye gitmek, O gün yüzük takmak, Camiye erken ve yürüyerek gitmek, Bayram tekbîrlerini; Ramazan bayramında sessiz, kurban bayramında cehren (sesli) söylemek, Mü’minleri güler yüzle ve “Selâmün aleyküm” diyerek karşılamak, Fakirlere çok sadaka vermek, İslâmiyet’i doğru olarak yaymak için çalışanlara yardım yapmak, Sadaka-i fıtri bayram namazından önce vermek, Dargın olanları barıştırmak, Akrabayı ve din kardeşlerini ziyaret etmek Ve onlara hediye götürmek. ✩🤲🏼♡🕌 ✧ 📿☽ Halîfeler, Ramazan bayramına çok önem verirlerdi. Bu bayramda halka bol fitre ve giyecek eşyası dağıtılır, ziyafetler verilirdi. Halîfe, alayla bayram namazına giderdi. Sınır şehirlerinde bayram ...

İlmihâl Bilmek Farz mıdır?

İslâm ilmihalinde hangi konuların yer aldığına bakmak gerekecektir. Bilindiği gibi, bugün mevcut ilmihallerde belli başlı şu konulara ağırlık verilir: İmanın ve İslâmın şartları, ibadetler, helâl ve haram olan şeyler... Zaten “ilmihal”, hâl ilmi, hayat ilmi, İslâmı yaşama ilmi demektir. İslâmiyet de ancak bilerek, öğrenerek yaşanır. Öğrenmek için de dinî bilgilerin toplu hâlde bulunduğu bir kitabı okumak gerekecektir ki, bu ihtiyacı büyük ölçüde ilmihal karşılar. İlmihal bilgisinin temelini Peygamber Efendimizin (a.s.m.) şu hadis-i şerifi teşkil eder: “İlim tahsil etmek her Müslümanın üzerine farzdır." (İbn-i Mace, Mukaddime:17 ) Beyzâvî, “Hadisteki ilimden maksat, kâinatın Yaratıcısını tanımak, Onun birliğini ve Resulullahın (a.s.m.) peygamberliğini bilmek; namazın nasıl ve ne gibi hükümler çerçevesinde kılınacağına dair bilgileri öğrenmektir.” der. Beyhakî, “Hadisteki bilgiden maksat, erginlik çağına ermiş aklı başında bir Müslümanın normal olarak bilmesi beklenen ve bilmemesi d...

Dua

  “Allah’ım…  -Bu kalbi Sen yarattın, kırıklarını da en iyi Sen bilirsin. -Bazen nefes almak bile ağır geliyor. - Ama biliyorum; Sen bir kapıyı kapatırsan daha güzeline yol açarsın.  Beni dayanmakla değil, tevekkülle sınayan Rabbim…  -Kalbime sükûnet, içime umut, yoluma nur ver. Karanlık gibi görünen bu günlerin ardında  -Senin bir hikmetin olduğuna iman ediyorum.  -Sabırla beklerken, kalbim Seninle kalsın. Ve bir gün geldiğinde, “İyi ki sabrettim” diyebileyim. Amin. 🤍”