Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kırk Hadis, İsmet Özel Kitap İncelemesi ve Alıntılar

  Yazar: İsmet Özel Yayın Tarihi: 16.07.2013 ISBN: 9786058615137 Dil: TÜRKÇE Sayfa Sayısı: 272 Cilt Tipi: Karton Kapak Kağıt Cinsi: Kitap Kağıdı Boyut: 13 x 21 cm Kırk Hadis ,   "Ümit ediyorum ki, benim cür'etkârlığıma şahit olan Müslümanlar bir şekilde dünyanın etrafımıza ördüğü kabalık, anlayışsızlık kozasını kırmak ve ahiret özlemi çeken bir kelebek olmaya özenmek duygusunu edinirler. Ben doğrusu böyle bir duygunun bütün insanlara çok yakışacağını düşünüyorum.."  Kitabın son paragrafı çok hoşuma gitti ve paylaşmak istedim..  Ve hadisi şerifleri İsmet Özel'in izahatlarıyla cemaate anlatmayı planlıyorum. Üzerini çizdiğim cümleleri hatta alıntı olarak paylaştıklarımı da sık sık sohbetlerimde dile getireceğim..  İzahatlar çok güzel hayran bıraktı beni :)  Ama bir yerde kullanılan yanlış ifadeler var bilinçli olarak yapıldığını düşünmüyorum yanlış bilgiyi düzeltmek istiyorum..  (Adem (as) ile Havva annemiz cennetten kovulmadı yeryüzüne indirildi.. Ayeti ...

ZİNA, KALPLERİN KEŞFİ

  22.ZİNA Yüce Allah (C.C.) söyle buyurur: "Kurtulusa eren müminler, edep yerlerini (fuhustan ve diger haramlardan) korurlar." (Mü'minûn Sûresi. 5) Yine ulu Allah (C.C.) buyuruyor: "Fuhsun açigina da, gizlisine de yanasmayiniz." (En'âm Süresi. 151) Burada «açik fuhus» zina, «gizli - sakli; fuhus» deyimi ile de öpüsme, elleme ve bakisma kasdediliyor olmalidir. Nitekim Peygamber'imiz (S.A.S.) «— Eller de, ayaklar da, gözler de zina islerler.» Nitekim ulu Allah (C.C), söyle buyuruyor: "Mü'min erkeklere de ki; gözlerini (haramdan) saklasinlar ve irzrini korusunlar, bu kendileri hesabina en temiz yoldur. Hiç süphesiz, Allah yaptiklarini iç yüzü iie bilendir. Mü'min kadinlara da de ki, (onlar da) gözlerini (haramdan) sakinsinlar irzlarini korusunlar. Kendiliginden belirenin disinda ziynetlerini açiga vurmasinlar. Baslarini gögüslerini kapayacak sekilde örtsünler. Güzelliklerini kocalarindan, babalarindan, kayin babalarindan, ogullarindan veya koca...

Zekat, KALPLERİN KEŞFİ

21.Zekat Ulu Allah (CC.) söyle buyuruyor: "Zekâti veren mü'min'er kurtulusa ermislerdir." (Mu´minun Sûresi 4) Ebû Hureyre'den (R.A.) rivayet edildigine göre Peygamber (S.A.V)'imiz söyle buyuruyor: "Altin ve gümüsü olup da bunlarin hakkini (miktari belirtilmis zekâtini) vermeyenler için, mutlaka Kiyamet günü bu altin ve gümüs madenleri atesten levhalar haline getirilerek vücûdiari bunlarla kizartilir, yanlari ve sirtlari bu levhalar üzerinde daglanir." Yâni bu levhalar cok dahi olsa, cismi onlara gere genislettir, levhalar sogudukça miktari elli bin sene olan Kiyamet Gününde tekrar kizdirilirlar, bu hal, tâ küller arasinda muhakeme bitip herkes, yolunun Cennete mi, yoksa Cehenneme mi gedecegini görünceye kadar devam eder. Ulu Allah (C.C) söyle buyuruyor: "Altini ve gümüsü biriktirip de onlan Allah (C.C) yolunda kullanmayanlar yok mu? Onlan aci bir azab ile müjdele!" "Kiyamet Günü, o altin ve gümüs. Cehennem atesinde kizdirilarak onunla ...

Dedikodu, Koğuculuk, KALPLERİN KEŞFİ

20.Dedikodu, Koguculuk Bilesin ki, ulu Allah (C.C) Kur'ân-i Kerimde giybeti kinamis ve gsybetciyi ölü eti yiyene benzetmistir. Ulu Allah (C.C) söyie buyuruyor: "Birbiriniz hakkinda giybette bulunmayin. Içinizden her hangi biri, ölü bir din kardesinizin etini yemeyi sever mi? Hic süphesiz bu igrenç bulacaginiz bir seydir." (Hucûrât Sûresi - 12) Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki: "Her müslümanin diger müslümanlara kani, mali ve irzi haramdir." Yine Peygamber'imiz (S.A.S.) söyle buyuruyor: "Dedi - kodudan sakininiz, cünki dedi - kodu zinadan daha agir bir günahtir. Zira zina eden bir kimse tevbe edince tevbesi Allah (C.C)tarafindan kabul edilebilir. Fakat dedi - kodusu yapilan kimse afvetmedikce dedi - koducunun afvedilmesî mümkün degildir." Alimler, Laskasini giybet eden kimsenin sapan kuran bir çocuga benzedigini söylerler. Bu çocugun saga sola tas atmasi gibi giybetci de iyi amelini öteye beriye savurur. Peygamber'imiz (S.A.S.) söyle bu...

Namazda Huşunun Beyânı, KALPLERİN KEŞFİ

19.Namazda Huşunun Beyânı Haberde bildirildigine göre. Cebrail (A.S.) bir gün Peygamber (S.A.S.)´imize gelerek der ki: «Yâ Rasülallah! Gökte taht üzerinde bir melek görmüstüm, çevresinde yetmis bin melek saf düzeninde durmus ona hizmet ederlerdi. Onun her nefesinden, ulu Allah (C.C )bir melek yaratirdi. Fakat ayni melegi simdi kanadi kirik ve aglarken Kaf daginda gördüm. Beni görünce «Bana sefaat eder misin?» diye yalvardi. «Sucun nedir?» diye sordum, bana söyle cevap verdi. «Mi'râc gecesi tahtima kurulmus oturuyorken. Muhammed (S.A.S.) yanimdan geçiyordu. O'nun için ayaga kalkmadim diye ulu Allah (C.C ) beni bu cezaya çarptirdi, gördügün gibi beni buraya sürdü.» Ben Allah (C.C )'a yalvarip, yakardim, kirik kanadli melegin sucunu bagislamasini diledim, ulu Allah (C.C ) bana; «Yâ Cebrail, ona söyîe de Muhammed (S.A-V)'in üzerine seiât-ü selâm getirsin» diye buyurdu. Varip ona bildirdim, sana selât-ü selâm getirdi de, Allah (C.C ) onu afvederek kirik kanadi yerine yenisin...

Merhametli Olmanın Fazileti, KALPLERİN KEŞFİ

18.Merhametli Olmanin Fazileti Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor ki: "Cennet'e sadece merhametliler girecektir." Orada bulunan sahabiler: «yâ Rasûlallah! Biz hepimiz merhametliyiz» derler. Peygamber'imiz. (S.A.S.) onlara söyle cevap verir; "Sirf nefsini esirgeyen kimse merhametli degildir; merhametli kimse hem kendini ve hem de baskalarini esirgeyendir." Insanin kendine karsi merhametli olmasi; kendini Allah (C.C)'in azabindan esirgemesi, yasaklarin: islemekden, emirlerini yapmaktan sakinmasidir. Bu da günah islemekten vazgeçerek, islenmis günahlardan tevbe ederek, ibadet ederek ve ibadet ederken sirf Allah (C.C) rizasini gözeterek olur. Baskasina karsi merhametli olmak da . Islâm'in tesbit ettigi kul haklarina ve canlilara hürmet — riâyet, baskalarina zarar vermemektir. Nitekim Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor ki: "Müslüman eli ile ve dili ile baskalarina zarar vermeyen, hayvanlara merhamet ederek onlari güçleri disinda kalan is ve yüklere kosma...

Emânet ve Tevbe, KALPLERİN KEŞFİ

17.Emânet ve Tevbe Rivayete göre Muhammed Ibni Münhedir, söyle der: «Babamin bana söyle anlattigini hatirliyorum: Bir defa Süfyan'üs - Sevrî, Harem-i Serifi tavaf ederken her adim basinda Peygamberimize (S.A.S.) salâtü selâm getiren bir adam görür, der ki: «Behey adam! Sen tesbih ve tehlili birakmissin, kendini tamamen Peygamber'imize salât-ü selâm getirmeye vermissin, bu husûsda bir bildigin mi var?» dedim. Bana «Allah (C.C) günahini bagislasin, sen kimsin?» diye sordu, ona «Süfyan'üs - Sevrî'yim» diye cevap verdim. Bunun üzerine bana sunlari söyledi: «Eger sen zamaninin en büyük zahidi olmasaydin sana durumumu anlatmaz, seni sirrima ortak etmezdim. Simdi dinle: Babamla birlikte hacc için yola çikmistik, konak yerlerinden birinde babam hastalandi, yolculuktan geri kalarak onun durumu ile ilgilendim. Fakat sonunda öldü, ruhu çikinca yüzü kapkara kesildi. Ben dehsete kapilarak «Innâ lillâhi ve innâ ileyhi raciun» (Hiç süphe siz biz Allah içiniz ve O'na dönecegiz) ded...