Ana içeriğe atla

Nâs Suresi Tefsiri

 



Nâs Sûresi Hakkında
Kuranı Kerim'in son suresidir. Medenî (Medîne-i Münevvere döneminde inmiş)dir.6 âyettir. Kur’ân-ı Kerîm bu sûre ile sona ermektedir. İsmini, 4. âyet hâriç, âyetlerinin sonlarında tekrarlanan ve “insanlar” mânasına gelen اَلنَّاسُ (nâs) kelimesinden almıştır. Mushaf tertibine göre 114, nüzûl sırasına göre 21. sûredir. “Muavvizeteyn” Felak ve Nas surelerinin ikisine birden verilen isimdir. Kur'an-ı Kerim'in Felak ve Nâs olarak adlandırılan 113 ve 114. surelerine “Muavvizeteyn” (Muavvizetan), bunlara İhlas suresinin ilavesiyle birlikte üç sureye “Muavvizat” denilmiştir.

Nâs Sûresi Konusu

Ele aldığı tek konu, şeytanın şerrinden Allah’a sığınmaktır. Önceki Felak sûresinde insanın beden ve ruhu üzerinde menfi yönde tesir eden hâricî sebepler ele alınmış ve bunlardan Allah’a sığınma emredilmişti. Bu sûrede ise daha çok kalbe ve ruha olumsuz olarak tesir eden, insanın iç âleminde vesvese ve şüphe fırtınası koparan cin ve insan şeytanlarının telkin ve fısıltılarından Allah’a sığınma yolları gösterilir.


Nuzül
Birçok sahâbîden rivayet edildiğine göre; Yahudilerden Lebîd ibni A’sam isimli bir adam Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)`in mübarek başının saçlarından ve tarak dişlerinden bir kısmını ele geçirerek, Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)`e sihir yaptı. 
Bu yüzden Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) birkaç gün hastalandı. Derken Cibrîl (Aleyhisselâm) gelerek ona: 
“Yahudilerden bir adam sana büyü yapmak için, bazı iplere düğümler atıp falan kuyu içerisine bıraktı!” dedi. Bunun üzerine Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) Ali (Radıyallâhu anh)ı gönderdi. O, kuyunun içindeki bir kayayı kaldırdığında, Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)`in tarağına takılan bazı saçlarını ve tarak dişlerini onun altında buldu ki, üzerlerine iğne ile onbir düğüm atılmıştı. Onları alıp Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)`e getirdiğinde, Cibrîl (Aleyhisselâm)`da toplamı onbir âyet-i kerîme olan bu iki sûre-i celîleyle geldi ve onları Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)`e okuyup üfledi. 
Böylece her bir âyeti okuduğunda bir düğüm çözülüyor ve Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) bir hafiflik hissediyordu. Sonunda tüm düğümler çözülünce, Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) bağlardan çözülmüş gibi rahatladı. (Beyzâvî, Nesefî, Âlûsî) Büyü ve sihrin gerçeğini anlamak için bakınız: Bakara Sûresi; 102..

 Nas suresi bizlere ne anlatıyor.  Allah'a sığınmamız gerektiğini.. 

Sinsi olan şeytan hem insanlardan hem de cinlerden..
şeytanların şerrinden korunmanın tek yolu Allah'a sığınmak olduğunu ifade ediyor bu sure-i celileyi cemile bizlere.. 

Bismillahirrahmanirrahim
Bismillahi Allah'ın adıyla başlıyoruz
O öyle Allah ki Rahman olan yani dünyada kafir Mümin ayırt etmeden herkese sonsuz nimet veren. Rahim ahirette sadece müminlere sonsuz nimet verecek olan Allah'ın adıyla başlıyorum. 

قُلْ Deki
اَعُوذُSığımırım
بِرَبِّ Rabbine
النَّاسِۙİnsanların

Rab demek Bütün mahlûkatı terbiye eden yetiştiren demektir. De ki Ben sığınırım (kime?) İnsanların Rabbine. 

مَلِكِ Melikine
النَّاسِۙİnsanların

İnsanların melekine sığınırım ne demek? Hakim yetki sahibi, her şeyin kainatın sahibine sığınırım.

اِلٰهِİlahına
النَّاسِۙİnsanların

İnsanın şerefinden dolayı özellikle insanlar zikredilmiş oldu. İnsanların rabbinden, insanların meliki ve  yine insanların ilahına mabuduna tek ibadet ettikleri zata sığınırım de.

Rabbimizin üç vasfından bahsedildi Rabb, Melik  ve ilah.
Madem Allah insanların malikidir o zaman ibadet edilecek tek ilah O'dur demiş oluyoruz. 
 
مِنْ شَرِّ  Şerrinden
الْوَسْوَاسِvesvesecinin
الْخَنَّاسِۙ Sinsi 

 Vesvese verenin şerrinden öyle vesvese veren ki Elhannas gizlenen, sinsi olan ve devamlı vesvese veren şeytanın şerrinden Rabbimize sığınırız.

Rabbimiz şeytanı bizlere anlatmaya devam ediyor:

اَلَّذ۪ي O ki
يُوَسْوِسُ fısıldar
ف۪ي صُدُورِ Göğüslerine
النَّاسِۙ insanların

Buyuruyor ki o vesvese veren şeytan öyle bir şeydir ki vesvese verir nereye insanların gönüllerine kalplerine.. Peki bu şeytan bu vesvese veren bu cinni midir insi midir nedir ?

مِنَ الْجِنَّةِ Cinlerden
وَالنَّاسِ insanlardan

Cinlerden de vardır ve insanlardan da vardır.
Devamlı gizlenir ve sinsilik yapar, kulun gönlünü takip eder. Eğer Allah'ın zikriyle meşgul ise gizlenmeye devam eder. Kişi ne zaman Allah'ı hatırlamaktan Allah'ın zikrinden boş kalırsa hemen yanına gider Ona vesvese verir.

Peki vesvese dediğimiz şey nedir?
Hatırına gelen düşüncelerdir Bunlar rahmani de olabilir şeytani de olabilir. Eğer hayra teşvik ediyorsa hayırlıdır. Bunlar melektendir diye Efendimiz Aleyhisselam ifade buyuruyor ama kötü şeyler kişinin hatırına geliyorsa bu da şeytandan olduğunu Rabbimiz ifade ediyor.
Hatta bazı âlimlerimiz insan şeytanın daha tehlikeli olduğunu çünkü tanımadığımız arkadaşımız, akrabamız yakınımız olarak gördüğümüzü ve bizi kandırdığını ifade ediyorlar.
Rabbimiz bütün cin ve insan şeytanların şerrinden hepimizi muhafaza eylesin...Amiiin.
Allah'a emanet olun.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bayram günleri şunları yapmak sünnettir

✩🤲🏼♡🕌 ✧ 📿☽ Erken kalkmak, Gusl abdesti almak, Misvak ile dişleri temizlemek, Güzel koku sürünmek, Yeni ve temiz elbise giymek, Sevindiğini belli etmek, Ramazan bayramı namazından önce tatlı yemek, Hurma yemek, Kurban kesen o gün ilk olarak kurban eti yemek, Sabah namazını mahalle mescidinde kılıp, bayram namazı için büyük camiye gitmek, O gün yüzük takmak, Camiye erken ve yürüyerek gitmek, Bayram tekbîrlerini; Ramazan bayramında sessiz, kurban bayramında cehren (sesli) söylemek, Mü’minleri güler yüzle ve “Selâmün aleyküm” diyerek karşılamak, Fakirlere çok sadaka vermek, İslâmiyet’i doğru olarak yaymak için çalışanlara yardım yapmak, Sadaka-i fıtri bayram namazından önce vermek, Dargın olanları barıştırmak, Akrabayı ve din kardeşlerini ziyaret etmek Ve onlara hediye götürmek. ✩🤲🏼♡🕌 ✧ 📿☽ Halîfeler, Ramazan bayramına çok önem verirlerdi. Bu bayramda halka bol fitre ve giyecek eşyası dağıtılır, ziyafetler verilirdi. Halîfe, alayla bayram namazına giderdi. Sınır şehirlerinde bayram ...

İlmihâl Bilmek Farz mıdır?

İslâm ilmihalinde hangi konuların yer aldığına bakmak gerekecektir. Bilindiği gibi, bugün mevcut ilmihallerde belli başlı şu konulara ağırlık verilir: İmanın ve İslâmın şartları, ibadetler, helâl ve haram olan şeyler... Zaten “ilmihal”, hâl ilmi, hayat ilmi, İslâmı yaşama ilmi demektir. İslâmiyet de ancak bilerek, öğrenerek yaşanır. Öğrenmek için de dinî bilgilerin toplu hâlde bulunduğu bir kitabı okumak gerekecektir ki, bu ihtiyacı büyük ölçüde ilmihal karşılar. İlmihal bilgisinin temelini Peygamber Efendimizin (a.s.m.) şu hadis-i şerifi teşkil eder: “İlim tahsil etmek her Müslümanın üzerine farzdır." (İbn-i Mace, Mukaddime:17 ) Beyzâvî, “Hadisteki ilimden maksat, kâinatın Yaratıcısını tanımak, Onun birliğini ve Resulullahın (a.s.m.) peygamberliğini bilmek; namazın nasıl ve ne gibi hükümler çerçevesinde kılınacağına dair bilgileri öğrenmektir.” der. Beyhakî, “Hadisteki bilgiden maksat, erginlik çağına ermiş aklı başında bir Müslümanın normal olarak bilmesi beklenen ve bilmemesi d...

Dua

  “Allah’ım…  -Bu kalbi Sen yarattın, kırıklarını da en iyi Sen bilirsin. -Bazen nefes almak bile ağır geliyor. - Ama biliyorum; Sen bir kapıyı kapatırsan daha güzeline yol açarsın.  Beni dayanmakla değil, tevekkülle sınayan Rabbim…  -Kalbime sükûnet, içime umut, yoluma nur ver. Karanlık gibi görünen bu günlerin ardında  -Senin bir hikmetin olduğuna iman ediyorum.  -Sabırla beklerken, kalbim Seninle kalsın. Ve bir gün geldiğinde, “İyi ki sabrettim” diyebileyim. Amin. 🤍”