İnfitâr Suresi
17.-18.-19. Ayetler
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الدّٖينِۙ ﴿١٧
ثُمَّ مَٓا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الدّٖينِؕ ﴿١٨
يَوْمَ لَا تَمْلِكُ نَفْسٌ لِنَفْسٍ شَيْـًٔاۜ وَالْاَمْرُ يَوْمَئِذٍ لِلّٰهِ ﴿١٩
Meal
﴾17﴿ Ceza günü nedir bilir misin?
﴾18﴿ Evet, ceza günü nedir bilir misin?
﴾19﴿ O gün hiç kimsenin başkası için bir şey yapması elinden gelmez. O gün hüküm yalnız Allah’ındır.
Tefsir
Hz. Peygamber’e yöneltilen bu sorular hesap gününün ne derece önemli ve dehşet verici olduğunu gösterir. O gün hiç kimse başkası için bir fayda sağlayamayacak, kimse kimseyi koruyamayacak; herkes kendisini düşünecek, kendi derdiyle uğraşacak, herhangi bir zararı dokunabilir korkusuyla çoluk çocuğundan, yakın akrabasından dahi kaçacaktır (bk. Abese 80/34-37).
O gün Allah izin vermedikçe hiçbir şefaatçi şefaat edemez. O gün hüküm yalnız Allah’ındır (krş. Bakara 2/255; Mü’min 40/16). O dilediği gibi tasarrufta bulunur; kimseye –dünyada verdiği gibi– kendi hayatı ve geleceği hakkında karar verip tasarrufta bulunma yetkisi vermez (Şevkânî, V, 459-460).
Kaynak: Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 571
Fahreddîn Râzî TefsirindenŞefaate Kübrâ Meselesi
(Mu'tezile), büyük günah işleyen asiler için şefaatin olmayacağı hususunda, Cenâb-ı Hakk'ın "O, öyle bir gündür ki, hiçbir kimse kimseye, hiçbir surette fayda vermeyecektir" ayetine tutunmuşlardır. Bu ayeti kerime, Cenâb-ı Hakk'ın, .. (Bakara, 48) ayeti gibi olup, bu husustaki cevap da Bakara Sûresi nde geçmişti.
Hakimiyetin Ahirete Tahsisinin Manası
Dünya ehli, mülke hükümran ve galib olup, kimi meselelerde, birbirlerine yardım ediyorlar, birbirlerini himaye ediyorlardı. Kıyamet günü geldiğindeyse, dünya ehlinin hükümranlığı sona erecek, liderlikleri de son bulacaktır. Böylece kimse kimseyi kollayamayacak, kimsenin kimseye faydası olmayacak, kimse kimseye zulmedemeyecektir. Bunun bir benzeri de, Cenâb-ı Hakk'ın, "O gün emir (yalnız) Allah'ındır"; "Din gününün mâliki.." (Fatiha, 3) ayetleridir, bu ifade, büyük bir tehdit ifade eder. Şöyle ki: Cenâb-ı Hak onlara, dünyada kendilerine fayda ve yarar sağlayan mal, oğul, yardımcı ve şefaatçi gibi şeylerin hiçbir tesiri olmaksızın, ahirette onlara sadece iyilik ve taatın fayda vereceğini bildirmiştir. Vahidî şöyle demiştir: "Bunun manası şudur: Allahü teâlâ bu günde, dünyadaki durumun aksine, hiç kimseyi herhangi bir mülke hakim ve malik kılmaz." Vasıtî ise, Cenâb-ı Hakk'ın ifâdesi hakkında, bunun, Allah'tan başka her şeyin, fâni olduğuna; orada, mesajların, kelimelerin, gaye ve amaçların yok olduğuna; dünyada durumu böyle olanın, dünyanın, ahiretinin böyle olacağına bir işaret olduğunu söylemiştir.
Mülk Allah'ındır
Cenâb-ı Hakk'ın "O gün emir (yalnız) Allah'ındır" ayetine gelince, bu, beka ve varlığın Allah'a ait olduğuna; emrin de bunun gibi, hem ezelde, hem bu gün, hem de ahirette Allah'ın olduğuna; bunun bir başka hale geçince değişmediği ve; farklılığın, bakan kimsenin durum ve halleri sebebiyle olduğuna, ama kendisine bakılan şeye nisbetle olmadığına; kamil kimselerin durumlarının ise, vakit ve hallerin değişmesiyle değişmeyeceğine, nitekim (bir arifin), "Şayet perde kaidırılsaydı, yakinin artmazdı.." dediğine... bir işarettir. Nitekim Harise de, Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) hakkında konuşurken,"Sanki görüyor gibiyim., sanki... sanki .." derdi. Allah (c.c) daha iyi bilendir. Hamd, alemlerin Rabbi'ne mahsustur.

0 Yorumlar