Son yayınlar

6/recent/ticker-posts

33.Meclis AHİRET GÜNÜ ALLAH'IN GÖRÜLMESİ, Bu konuşma pazar günü sabah üzeri Ribât’ta yapıldı. Hicrî 13 Cemâziyelâhir 545, Milâdî 1150.

 




33.Meclis
AHİRET GÜNÜ ALLAH'IN GÖRÜLMESİ 
Bu konuşma pazar günü sabah üzeri Ribât’ta yapıldı. 
Konuşma tarihi: Hicrî 13 Cemâziyelâhir 545, Milâdî 1150. 

Allah'ı görmek nasıl mümkün olur? 
Allah'ı sevenlerin alametleri nelerdir, onları nasıl tanıyabiliriz? 
Allah'ı tanıyacak ilim nasıl hasıl olur? 

Bir kimse, Allah'ı seveni görürse, kalbi ilâhî tecelliye kavuşur. İstidadı varsa, sır âlemi ile Hakk'a vasıl olur. Rabb’imizin varlığı görülür. 

Peygamber (s.a.v) Efendimiz şöyle buyururlar: 

“Rabb’inizi güneş ve ayı görür gibi göreceksiniz. O'nu görmek bir karşılığa bağlı değildir.” 

O'nu sevenler bugün kalpleri ile görürler. Yarın baş gözleri ile... O'na benzeyen yoktur. Gören O'dur, işiten O'dur. O'nun sevgili kulları, yalnız O'nun rızasını gözetirler. Başkası onlar için önem taşımaz. Yardımı yalnız O'ndan beklerler. Başkalarına karşı kusurlu olurlar. Dünyanın çaresizlik acısı onlar için bir tad olur. Dünyalıkları bol da olsa azla yetinirler; fazlasını dağıtırlar. Yeter ki, Yaratan razı olsun. Ötesi onlara hiç gelir. Nimetleri ve her şeyi O'nunla almak onlar için âdet olur.
Hak'la olmak onlar için en büyük zenginliktir. Hak onlara hastalık verirse nimet sayarlar. Yalnız bırakırsa ülfet bilirler. Halktan uzak olurlarsa Hakk'a yakınlık sayarlar. Allah yolunda yorulmak onların rahat hâlidir. 
Size mübarek olsun, ey nefislerini ve boş heveslerini bırakanlar. Hak'tan razı olup, O'nda yok olanlar! 

* Ey cemaat! Bilgisi ve aklı sizden fazla olana akıl satmayınız; bilgiçlik taslamayınız. 

Hak Teâlâ şöyle buyurdu: 

“Allah bilir; siz bilemezsiniz.” (el-Bakara, 2/216) 

Hak Teâlâ'nın emirlerine uyunuz. Sizin için ve başkaları için yaptığı şeye razı olunuz. Size bir şey olursa sonunu bekleyiniz. Başkalarına da olunca dilinizi tutunuz. Olan işler O'nundur; sizi ilgilendirmez. Yardım etmeniz kabilse ediniz. 
İlâhî bilgiye ermek arzusunda iseniz, akıl ve bilgi yönünden iflâs ayağı ile Hakk'ın önünde durunuz. Düşününüz; fakat bir şey seçmeyiniz. Hayrete dalınız, ilâhî bilgi gelir. Önce hayrete dalmak, sonra bilgi edinmek, daha sonra bilenlere ermek. Sonra kasd; kasdın sonu maksada ermekle biter. İrade sahibi olunca murada varılır. 

İşitiniz ve amel ediniz. İpliğinizi lifler hâlinde açığa çıkarıyorum. Çürük iplerinizi açıyor; kopma ihtimali olanları yeniden bağlıyorum. Sizin derdinizden başka derdim yoktur. Yalnız sizin üzüntünüzü gidermek istiyorum. Ben bir kuşa benzerim. Uçtuğum yere giderim. Yitirdiğimi hemen bulurum. Arzu sizindir; ey atılan taşlar; ey kan yükü tembeller ve nefsin bağladığı kişiler; ey aklını her şeye yoranlar, hâlinizi siz düşününüz.

“Allah’ım, rahmetini bana da ver, onlara da...”
Esseyyid Abdulkâdîr Geylâni (ks)
Fethu'r-Rabbânî

Yorum Gönder

0 Yorumlar